Bir Martının Bir Korsana Ettiği...
Bir gemici, rıhtımdaki denizciler meyhanesinde bir korsanla
karşılaşmıştı. Korsanın bir bacağı takmaydı, bir kolunun ucunda eli
yerinde kanca vardı ve bir gözü kördü.
Gemici, büyük bir merakla korsanın yanına gitti ve ona, bacağını
nasıl kaybettiğini sordu. "Bir gece büyük bir fırtına çıkmıştı" dedi
korsan. "Gemimiz sağa sola yalpalarken ben denize düştüm. O sıra bir
köpek balığı bacağımı kaptı."
Gemici, korsana elini nasıl kaybettiğini de sordu. "Onu da bir
kavgada kaybettim" dedi korsan. "Karşı taraftakilerden birinde
kocaman bir kılıç vardı. Kılıcı hızla salladı ve elimi bileğimden
kopardı. Sonra da bu kancayı taktırdım elimin yerine."
Meraklı gemicinin merakı bitmemişti. "Peki bir gözün kör"
dedi. "Gözünü nasıl yitirdin?"
Korsan önce, "Ah şu martılar" dedi, sonra anlattı: "Bir gün güvertede
sırt üstü yatmış güneşleniyordum" dedi. "Bir martı geldi, tam gözümün
üstüne pisliğini yaptı."
Gemicinin merakı daha da arttı: "Olmaz" dedi. "Bir martı pisliği mi
kör etti yani, gözünü?"
Korsan, ucu kancalı kolunu kaldırdı: "Kancayı taktırdığımın ikinci
günüydü" dedi. "Henüz alışamamıştım kullanmaya..."•