Search the web
Sign In
New User? Sign Up
haksay
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Real people. Real stories. See how Yahoo! Groups impacts members worldwide.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Az daha unutuyordum   Message List  
Reply | Forward Message #180 of 1289 |
Re: [haksay] Az daha unutuyordum

Merhaba Tevfik hocam.Olayı okuduğumda ürperdim açıkçası.Öyle güzel bir yazı ki söylenecek tek bir söz bile bırakmamışsınız.Elinize, yüreğinize sağlık.Böyle olayların yaşanmaması dileği ile.Selamlar Saygılar.
Fatma PARSİN
Balıkesir Sağlık Müdürlüğü

Tevfik Özlü <tozlu@...> wrote:
Arkadaşlar;
 
Ömerin anlattıkları hepimiz için ne kadar tanıdık değil mi? Başbakan geliyor diye gece yarılarında asfaltlana caddeler; bakan geliyor diye çeki düzen verilen kurumlar... Bu bakanlar sık sık gelseler iyi olacak galiba!  Umarım atılan adımlar kalıcı olur. Bu güzel haberlerden memnuniyet duyuyoruz.
 
Size altta geçen haftanın gündemiyle ilgili bir yazımı gönderiyorum. Selamlar...
 
Tevfik ÖZLÜ
 

Zor iştir - Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ, 31.07.2006 - Günabakış Gazetesi
Öncelikle geçen hafta medyada geniş yer bulan alttaki haberi özetle aktarayım: “Yahyalı İlçesi Derebağ Beldesi’nde yalnız yaşayan ve kimsesi bulunmayan 77 yaşındaki Ali Şahin, geçen ay evinden çıkmayınca komşuları durumdan şüphelendi. Hastalandığı için yatağından kalkamadığı anlaşılan Ali Şahin, belediyenin tahsis ettiği ambulansla Yahyalı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Acil serviste görevli doktor tarafından muayene edilen Şahin, "Hasta kokuyor, diğer hastalar rahatsız oluyor" denilerek müdahale odasından alınıp kan alma odasına konuldu. İddiaya göre, 2 gün boyunca bu odada unutulduğu ileri sürülen Ali Şahin, kan bağışı yapmak isteyenlerden kan alacak Kızılay personelinin çalışması için ortam arayan hastane Başhekimi tarafından cansız bulundu. Başhekim, olayı Yahyalı Cumhuriyet Savcılığına bildirdi. Savcılık, olayın olduğu gece hastanede görevli Doktor ile hemşire hakkında “görevi ihmal ve ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla soruşturma başlattı.”
Eğer anlatıldığı gibiyse insanın kanını donduran bu olay, tıbbın insani yönünün göz ardı edilmesi ve tamamen teknik bir meslek statüsüne indirgenmesi yaklaşımlarının vardığı noktayı gösteren acı bir örnektir. Unutulmamalıdır ki, tıp insanın insana acıma ve yardım etme dürtüsünden köken almış bir meslektir. Bu tarihsel arkaplan göz ardı edilip hekimlik, toplumsal rol paylaşımında üzerinize düşen bir iş, sıradan bir mesleki uğraşı alanı olarak görülürse, ortaya bu tür kötü kokan manzaralar çıkar.
Hekimlik, herhangi meslekle kıyaslanamaz. Hekim, para kazanmak, bilimsel araştırma yapmak, ün sağlamak gibi kendine ait motivasyonların önceliğinde değil;  sadece hastanın yararına ve onun sorununa çözüm bulmak amacıyla çalışmalıdır. Kuşkusuz, her hekimin meslek onuruna yakışır bir şekilde kazancının olması hakkıdır. Ama, para veya ün kazanmak için hekim olunamaz. Sağlık çalışanları, hasta karşısında kendilerine ait motivasyonlarla hareket edemezler. Sadece, hastasının yararına ve onun gereksinimini karşılamak üzere çalışırlar. Bu bakımdan, hastalarla sağlık çalışanları arasında sıradan bir satıcı-müşteri ilişkisi kurulamaz.
Kişi, bilgi ve beceriden de önce, tutumuyla hekim kimliği kazanır.  Hekimler empati yeteneği olan, özverili, insani duyarlılığı yüksek, dürüst, şefkatli ve diğergam (kendisinden çok başkalarını düşünen) insanlar olmak durumundadır. Hekimlik misyonu bunu gerektirir.
Sadece hastalıkların nasıl teşhis ve tedavi edileceğini; hastaların ne zaman ve nasıl ameliyat edileceğini öğrenmekle bir kişi hekim olamaz. Hekimlik, icrası zor bir meslektir. Hasta, desteğinize, yardımınıza muhtaç olarak size başvurmuştur. Ve o anda hekim olmayan başkaları, dostları ne kadar istekli olsalar da ona istediğini veremeyecek durumdadır. Karşınızdaki kişi sizin dostunuz, yakınınız, arkadaşınız ve hatta daha önceden tanıdığınız birisi bile değildir. Ancak, yine de onun için gereken her şeyi eksiksiz, ivedilikle ve özveriyle yapmanız beklenir. O sırada tatilde, istirahatta, dost meclisinde olabilirsiniz. Ancak tanımadığınız bu kişinin talebi her şeyden önce ve herkesten önde gelir. Gecesi gündüzü, tatili pazarı yoktur. Bazen yemek yemeğe, uyumaya fırsatınız olmaz. Yorgunluktan, uykusuzluktan içiniz geçer; stresten öfkeden içiniz kan ağlarken bile hastanıza güler yüz ve sevecen bir ses tonuyla konuşmak zorundasınızdır. Çünkü, yüzünüzün asık olması, sesinizin sert çıkması hasta veya yakınları için çok ciddi bir travmadır. Onların umutlarını ve tedaviye güvenlerini yitirmelerine neden olabilir.
Hekimlik zordur, ama imkansız değildir. Hekimliği seçen kişi, bu zoru tercih etmiştir. “Ben yapamıyorum” diyemez. Çünkü, başka türlü hekimlik yapılamaz. Yüreği koşulsuz ve önyargısız insan sevgisiyle dolu olmayan, bencil, kibirli, sert mizaçlı, kişisel çıkarlarını önde tutan, bireysel amaçlarından fedakarlık gösteremeyecek olan kişilerin hekimliği tercih etmemeleri gerekir.
Hekimlik sadece bir bilim değil, aynı zamanda bir zanaattır. Bir duruştur. Bir kimliktir, misyondur. Ahlaki, vicdani, hukuki ve sosyal  sorumluluktur, etik kaygıları taşımaktır. Vicdani duyarlılıktır. “Ben onun yerinde olsaydım…” diyebilmektir.  Hastanın gözündeki çaresizliği, kaygıyı, korkuyu görmektir. Sadece muayene etmek, reçete vermek, ameliyat etmek değil; onun yüreğine dokunmak, teskin etmek, teselli etmek, umut vermek, onun elinden tutmaktır. Hastayla konuşmaktır. Paylaşmaktır. Hekimlik zor iştir, vesselam….
 
----- Original Message -----
From: "omersel55" <omer_sel@hotmail.com>
Sent: Tuesday, August 01, 2006 9:32 AM
Subject: [haksay] Az daha unutuyordum

> mail adresim sertifikayla gelen kağıtta omer-sel@hotmail.com gelmiş,
> doğrusu
omer_sel@hotmail.com
> Bu arada Tevfik Hocam, gelen zarfın içinde sert eleştiriler olan bir
> değerlendirme yazısı çıkar diye bekledim ama sadece sertifika çıktı.
> Hayal kırıklığı oldu yani. :-) Üzerinde geldiği yer olarak Karadeniz
> Teknik Üniversitesi Kampüsü yazan bir zarf aldığıma da sevindiğimi
> söylemesem iki mail yazıp hiçbir şey yazmamış olurum sanırım. Hala o
> mutlu günlerin etkisi sürüyor demek ki. Ara ara hala resimleri açıp
> bakıyorum. Kurs için tüm emeği geçenlere tekrar teşekkürler.
>
>
>
>
>

> Yahoo! Groups Links
>
> <*> To visit your group on the web, go to:
>   
http://groups.yahoo.com/group/haksay/
>
> <*> To unsubscribe from this group, send an email to:
>   
haksay-unsubscribe@yahoogroups.com
>
> <*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:
>   
http://docs.yahoo.com/info/terms/

>
>
>
>


Do you Yahoo!?
Everyone is raving about the all-new Yahoo! Mail Beta.

Tue Aug 1, 2006 9:24 am

fparsin66
Offline Offline
Send Email Send Email

Forward
Message #180 of 1289 |
Expand Messages Author Sort by Date

mail adresim sertifikayla gelen kağıtta omer-sel@... gelmiş, doğrusu omer_sel@... Bu arada Tevfik Hocam, gelen zarfın içinde sert...
omersel55
Offline Send Email
Aug 1, 2006
6:32 am

Arkadaşlar; Ömerin anlattıkları hepimiz için ne kadar tanıdık değil mi? Başbakan geliyor diye gece yarılarında asfaltlana caddeler; bakan geliyor...
Tevfik Özlü
ozlutevfik
Offline Send Email
Aug 1, 2006
8:54 am

Merhaba Tevfik hocam.Olayı okuduğumda ürperdim açıkçası.Öyle güzel bir yazı ki söylenecek tek bir söz bile bırakmamışsınız.Elinize,...
fatma fatma
fparsin66
Offline Send Email
Aug 1, 2006
9:25 am

merhaba vakıf gureba hastanesi plastik cerrahi kıliniginde 23 aralık 2005 tarihinden beri asistan dr olarak görev yapmaktayım. istanbul tıp...
eft elya
eftelyaercan
Offline Send Email
Aug 3, 2006
10:49 pm
Advanced

Copyright © 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help